Türkiye perakende pazarında nesiller boyunca en çok tercih edilen markalar arasında yer alan ve yerli üretime büyük katkılar sağlayan tarihi ayakkabı firması ne yazık ki ticari faaliyetlerini tamamen sonlandırmak zorunda kaldı. Temelleri çok uzun yıllar önce atılan ve ülke genelinde devasa bir mağaza zincirine dönüşen efsanevi marka son dönemde girdiği derin mali krizlerden bir türlü kurtulamadı. Sektörde uzun süredir kulaktan kulağa yayılan ve şirket çalışanlarını tedirgin eden ekonomik sıkıntılar mahkemeden çıkan kesin iflas kararıyla birlikte resmiyet kazanarak gerçeğe dönüştü. Yaşanan bu son gelişme hem ayakkabı üretim sektörü hem de yıllardır bu markayı tercih eden sadık tüketiciler üzerinde büyük bir şok etkisi yarattı. Finansal dalgalanmaların ve artan operasyonel maliyetlerin köklü yerli üreticiler üzerindeki yıkıcı etkisi bu devasa çöküşle birlikte kamuoyu nezdinde bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu.
5 Aylık Hukuki Koruma Kalkanı HK Kundura Şirketini Kurtarmaya Yetmedi
Uzun yıllar boyunca piyasada Yeşil Kundura adıyla fırtınalar estiren şirket yakın geçmişte radikal bir kararla kabuk değiştirerek ticari unvanını güncelleme yoluna gitmişti. Şirketin yönetim kurulu başkanı olan Hüseyin Kızanlıklı kendi isim ve soy isminin baş harflerinden esinlenerek markanın adını 2025 yılı itibarıyla HK Kundura olarak yenilemişti. Ancak yaratılan bu yeni kurumsal kimlik şirketin günden güne bozulan finansal yapısını düzeltmek için yeterli bir adım olmadı. Giderek artan borç yükü ve daralan nakit akışı nedeniyle şirket yönetimi ticari faaliyetlerini sürdürebilmek umuduyla resmi makamlara başvurarak konkordato talebinde bulundu. Söz konusu talebi detaylıca inceleyen İstanbul Anadolu İkinci Asliye Ticaret Mahkemesi şirkete toparlanabilmesi ve borçlarını yapılandırabilmesi için ilk etapta 3 aylık geçici bir mühlet tanıdı. Bu yasal sürenin dolmasının ardından durumu tekrar değerlendiren mahkeme heyeti söz konusu koruma kalkanını 2 ay daha uzatarak şirkete son bir şans daha verdi. Ancak toplamda 5 ay süren bu yasal esneklik dönemine rağmen şirket yönetimi mali tabloları istenen seviyeye getirmeyi başaramadı ve mahkeme heyeti şirketin resmen iflasına hükmetti.
2018 Yılından Günümüze Uzanan Tarihi Markanın Zorlu Ayakta Kalma Mücadelesi
İflas eden markanın bugünlere uzanan hikayesi aslında büyük ticari başarılar kadar son derece zorlu ekonomik mücadeleleri de kendi içerisinde barındırıyor. İlk olarak 1948 yılında Yeşil kardeşler tarafından son derece mütevazı küçük bir üretim atölyesinde temelleri atılan bu ayakkabı markası zaman içerisinde büyüyerek Türkiye genelinde onlarca franchise mağazasına sahip dev bir perakende imparatorluğuna dönüşmüştü. Başarılarla dolu uzun yılların ardından şirket ilk büyük ekonomik sarsıntısını 2018 yılında derinden hissetmiş ve o dönemde de ciddi ödeme güçlüğü çekerek konkordato ilan etmek zorunda kalmıştı. Mahkemenin şirkete yönelik tüm haciz işlemlerini durdurmasıyla rahat bir nefes alan marka uzun süren yoğun çabalar sonucunda 2023 yılının Aralık ayında mali yapısını toparlamış ve konkordato sürecinden başarıyla çıkarak piyasaya tutunmuştu. Fakat sağlanan bu finansal düzelme dönemi maalesef şirket için kalıcı olamadı ve isim değişikliğiyle girilen yepyeni dönem tarihi markanın iflasıyla sonuçlandı.