Türkiye genelinde son haftalarda yüzleri güldüren ve barajları dolduran yağışlı hava dalgası artık yavaş yavaş etkisini kaybederek yerini zorlu bir iklim sürecine bırakmaya hazırlanıyor. Meteoroloji uzmanlarının ve iklim bilimcilerin yaptığı son değerlendirmeler, önümüzdeki aylarda sıcaklıkların mevsim normallerinin çok üzerine çıkacağını ve yağışların ciddi oranda azalacağını net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle alanında uzman isimlerden biri olan Orhan Şen, yaz ayları ve sonrasındaki dönem için çok kritik uyarılarda bulunarak yaklaşan tehlikenin boyutlarına dikkat çekiyor. Küresel ölçekte tüm hava dengelerini altüst etmesi beklenen devasa iklim olayı Süper El Nino etkisinin Türkiye sınırları içerisinde de çok güçlü bir şekilde hissedileceği ve günlük yaşamı zorlayacağı ifade ediliyor. Vatandaşların şimdiden bu yeni ve kurak döneme hazırlık yapması büyük önem taşıyor.

1997 ve 2016 Yıllarındaki İklim Krizini Aratmayacak 1 Değişim Kapıda

Küresel iklim sisteminin en belirleyici ve en sarsıcı aktörlerinden biri olarak kabul edilen El Nino döngüsü, bu yıl çok daha kuvvetli ve agresif bir karakterle ortaya çıkma eğilimi gösteriyor. Bilim insanları tarafından devasa bir fenomen olarak isimlendirilen bu şiddetli süreçte, Büyük Pasifik Okyanusu üzerindeki yüzey su sıcaklıklarının normal değerlerin çok ama çok üzerine çıkması ve buna bağlı olarak atmosferik sirkülasyonun bozulması bekleniyor. Tarihsel verilere bakıldığında 1997 ile 1998 yılları arasında ve yakın geçmişte 2016 yılında yaşanan benzer nitelikteki güçlü olaylar, dünya genelindeki hava dengelerini ve yağış rejimlerini geri dönülemez şekilde değiştirmişti. Uzmanlar, bu yıl da benzer büyüklükte hatta belki daha şiddetli bir iklim anomalisinin yaşanma ihtimalinin son derece yüksek olduğunun altını önemle çiziyor. Türkiye coğrafyası da bu küresel ısınma trendinden nasibini alarak özellikle yaz aylarında rekor kıran kavurucu sıcaklıklar ve uzun süreli kuraklık riskiyle baş başa kalacak.

Barajlardaki Yüzde 100 Doluluk Oranları Su Tasarrufunda Rehavet Yaratmamalı

Bu güçlü iklim olayının faturası sadece yaz aylarındaki bunaltıcı sıcaklarla sınırlı kalmayacak. Meteorolojik öngörülere göre sonbahar ve hatta kış mevsimlerinde bile yağış rejiminde yaşanacak olan uzun süreli düzensizlikler, ülkenin su kaynakları üzerinde devasa bir baskı oluşturacak. Özellikle megakentlerde ve büyükşehirlerde baraj doluluk oranlarının şu an için yüksek seviyelerde olması ve barajların suyla dolu görünmesi umut verici bir tablo çizse de, uzmanlar bu durumun kesinlikle bir rehavete ve israfa neden olmaması gerektiği konusunda çok sert uyarılarda bulunuyor. Üst üste yaşanabilecek kurak periyotların ve aşırı buharlaşmanın, mevcut su rezervlerini çok kısa bir süre içerisinde hızla eritebileceğini belirten otoriteler, tarımsal sulamadan evsel kullanıma kadar her alanda su tasarrufu politikalarının şimdiden ve tavizsiz bir şekilde uygulanması gerektiğini hatırlatıyor. Gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmak adına suyun her damlasının büyük bir hassasiyetle korunması şart.