Artan maliyetler ve ekonomik dalgalanmalar nedeniyle tarlada kalmaya çalışan üreticilerin yükü her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Niğde bölgesinde çilek üretimi yapan çiftçilerle yapılan son görüşmeler tarım sektöründeki derin krizi net bir şekilde ortaya koyuyor. Özellikle gübre mazot ve işçilik gibi temel giderlerin sürekli artması tarlada ter döken üreticinin belini büküyor. Bu zorlu ekonomik koşullar altında üretimi sürdürebilmek adına borçlanmak zorunda kalan çiftçi için yapılandırma şart bir hale gelirken tarımla uğraşanların kredi borcu kelimenin tam anlamıyla aldı başını gidiyor. Birçok üretici bu sezon da şansını deneyeceğini ancak zarar etmeye devam etmeleri halinde üretimi tamamen bırakacaklarını belirtiyor.
Bankalara Olan Toplam Kredi Borcu 1.400.000.000.000 Lirayı Aştı
Sahadan elde edilen güncel verilere göre tarım sektörünün finansal kurumlarla olan ilişkisi giderek daha tehlikeli bir boyuta ulaşıyor. Sadece bankalara ve resmi finans kuruluşlarına olan toplam borç miktarının 1.400.000.000.000 lira seviyesine çıkması üreticinin ne kadar büyük bir baskı altında olduğunu gösteriyor. Üreticiler bankalardan aldıkları kredileri ödemekte büyük zorluk çektiklerini ve elde ettikleri tüm gelirin doğrudan faizlere gittiğini dile getiriyor. Adeta bankalarla ortak gibi çalıştıklarını belirten vatandaşlar finansal sisteme bir kez bulaştıklarında tüm emeklerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldıklarını vurguluyor.
Piyasaya Olan Borçlarla Birlikte Yük 1.500.000.000.000 Lirayı Buldu
Üreticilerin finansal kurumlar dışındaki piyasaya ve tedarikçilere olan borçları da eklendiğinde genel tablo çok daha korkutucu bir hal alıyor. Toplam borç yükünün 1.500.000.000.000 lirayı bulduğu bu zorlu dönemde satılan ürünlerin fiyatı artsa dahi tüketicinin alım gücü düştüğü için perakende satış rakamları istenilen seviyelere ulaşamıyor. Buna ek olarak tarım sigortası kapsamının ve devlet desteklerinin artan maliyetler karşısında yetersiz kalması çiftçiyi olası risklere karşı tamamen savunmasız bırakıyor. Sektör temsilcileri gıda güvenliğinin tehlikeye girmemesi ve tarlaların boş kalmaması için üreticiyi rahatlatacak acil destek paketlerinin ve kapsamlı bir finansal yapılandırmanın derhal hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor.